|
İlk uğurlayanımdın benim.
Ardımda emeklerini en çok hissettiğim…
Aydınlık yüzünde hayatı okuduğum; dualarında
huzur ; o sımsıcak kollarında şefkat
bulduğum…
Annem… Önce bu acımasız hayata
açtım gözlerimi. Sonra senin ellerinden
tutarak yürüdüm hayata. O güzel yüreğinde
tattım insan olmanın ilk hislerini.
İlk uğurlayanımdın benim. Bu
yolculukta düşecek olsam hep sen vardın
yanımda.O şefkatli ellerin yetişirdi
acılarıma.Belki bu yüzden düşmek bile
korkutmuyordu beni.Çünkü düştüğüm yerden
tutup kaldıracak bir annem vardı…
Yaşamı yaşanılır yapan sevgidir; derler.
Yaşamı yaşanılır yapan tek şey sendin. Sen
“sevgiydin” anne.Bütün annelerin biricik
olduğu bu dünyada senden başka bir anneyi
asla düşünemem.Bu dünyada yalnız bırakma
beni anne. Seni anlamak koca bir yürek
ister. Kelimelere sığmaz tabirin. Kelimeler
aciz kalır, hiçbir söz anlatamaz seni bana.
Anne, dönüşü olmayan bir yolculuğa
çıkmıştın. Benden çok uzaklardaydın. Sen
orada bıraktığım ve bir gün benim de
döneceğim yerdesin. Ama ben senin özleminin
dayanılmaz olduğu bir yerdeyim. Hiçbir göz
senin baktığın gibi bakmıyor, hiçbir el
senin ellerin gibi dokunmuyor… hiç kimse
yerini tutmuyor.
Gittin, şimdi özlemin içimde sıra dağlar
gibi uzanıyor. Bir anne özlemi ne kadar
sığar kelimelere? Bir anne nasıl bir mezar
taşı olur? Nasıl anlatılır mezar taşındaki
bir yazıyla? Bir anne nasıl bir fotoğraf
olur, nasıl kalır hatıralarda?
Cahide ARSLAN 11/A
|