Biz
iki ordudan birincisine, vatanı çiğnemeye gelen düşman karşısında
kan akıtan birinci orduya-bütün dünya bilir, bütün dünya şahit
oldu ki - pek mükemmelen sahibiz.Vatanın dört sene önce düştüğü büyük
felaketten sonra, yoktan var olan bu ordu, vatanı yok etmeye gelen düşmanı,
kutsal vatan toprağında boğup mahvetti. Yalnız bu orduya sahip olmakla
işimiz bitmiş, gayemiz, bu ordunun zaferiyle son bulmuş değildir.
Bir
millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar
parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin köklü sonuçlar vermesi
ancak irfan ordusuyla mümkündür. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun
elde ettiği kazanımlar sönük kalır.Milletimizi gerçek mutluluğa,
kurtuluşa ulaştırmak istiyorsak;bizi ölümden kurtaran ve hayata götüren
bu günkü idare şeklimizin sonsuzluğunu istiyorsak; bir an önce büyük,
kusursuz, nurlu bir irfan ordusuna sahip olmak zorunluluğunda bulunduğumuzu
inkar edemeyiz.
Eski
idarelerin, eski hükümet sistemlerinin en büyük kötülüklerinden
biride irfan ordusuna layık olduğu önemi vermemeleridir. Eğer bu önem
verilseydi, geleceği ellerine teslim ettiğimiz sizlere, gelecek kadar güvenilir
bir mevkii verilmesi gerekirdi. Henüz üç dört senelik hayata sahip
olan milli idaremizde gerçi irfan ordusu ile layık olduğu kadar
ilgilenilememiştir.Fakat bundaki mecburiyeti milletin aydınları olan
sizler elbette ki herkesten daha iyi takdir edersiniz. Bütün
kuvvetlerimizi, yalnız cephede toplamaya mecbur olduğumuz bu kısa süre
içinde doğal olarak, irfan ordusuyla gereğince ilgilenemezdik.
Lakin Allah”a binlerce şükürler olsun ki düşman karşısındaki
aziz ordumuz için harcadığımız bütün emekler, mutlu sonucunu
verdi.Artık bundan sonra aynı kuvvet, aynı faaliyet, aynı çabayla
irfan ordusu için çalışacak ve birincide olduğu gibi bu ikinci
ordudan da emeklerimizin, faaliyetlerimizin, çabalarımızın mutlu ve başarılı
sonuçlarını aynı parlaklıkla elde edeceğiz.
Arkadaşlar
asker ordusuyla irfan ordusu arasındaki birliktelik ve ilgiyi belirtmek için
şunu da ekleyeyim: Değerli bir eserde, “ Ordunun ruhu, subayları ve yönetim
heyetleridir. “ deniliyor.
Gerçekten böyledir. Bir ordunun değeri, subaylarının ve kumanda
heyetlerin değerleri ile ölçülür.
Siz
muallime hanımlar ve muallim beyler, sizlerde irfan ordusunun subayları
ve kumanda heyetisiniz. Sizin ordunuzun değeri de sizlerin
değerinizle ölçülecektir. Bağımsızlık mücadelesinde üç
– dört senedir düşmanı topraklarımızda
mahvetmek için yaptığımız savaşta, ordunun ruhu olan kumanda
heyeti, değerlerinin yükseldiğini nasıl gösterip kanıtlamışsa,
bundan sonra yapacağımız aydınlanma ve inkılap mücadelesinin,
milletimizi bir karanlık gibi çöken toplumun cehaletini yenmek savaşında
da bu irfan ordusunun ruhu olan siz öğretmenlerin, aynı yeteneği
göstereceğinize ve bu konuda üzerinize düşeni yapacağınıza eminim.
Bu konuda size güveniyor ve sizi saygı ile selamlıyorum, değerli
arkadaşlarım.
24 MART 1923